2025 BİTERKEN
Mutlu olamadığımız bir yılı daha geride bırakıyoruz. Neden mutlu değiliz belli değil mi?
Yaşadığımız coğrafyada mutlu olan ne kadar ülke var ki? Filistin’de gözümüzün önünde insanlık katlediliyor. Dünya sessiz. Ortadoğu sessiz. İsrail yönetimine yeterince tepki ve yaptırım yok. Zulüm devam ediyor. 2026 yılında da devam edeceğe benziyor.
Ülkemizde biz çalışanlar, emekliler, küçük esnaf mutsuz. Ekonomik bunalımı bir türlü aşamadık. Açlık sınırı 30.000 liraya dayanmış, yoksulluk sınırı 90.000 lirayı aşmış. 2025 Ocak ayında 22.104 lira olarak belirlenen asgari ücret, %31 dolayında erimiş, 15.250 lira civarına düşmüş. Emeği ile geçinenler ve emekliler zor durumda.
Tüm memurlar, emekliler, çalışanlar gözümüzü TBMM’deki bütçe görüşmelerine dikmişiz. Acaba bir iyileştirme olur mu diye. İşçi kesiminin gözü kulağı ‘’Asgari Ücret Tespit Komisyonu’’nda. İşçi sendikalarının oradan umudu yok demek ki, komisyona bile katılmadılar.
Yetkili memur sendikası ‘’Memur Sen’’in başkanı meclisteki bütçe görüşmelerini işaret ederek, ‘’Memur, emekli tüm kamu çalışanlarına seyyanen zam yapılmalıdır’’ diyor. Peki sayın başkan, dört ay önce (Ağustos) yapılan Kamu Çalışanları Toplu İş Sözleşmesi sürecinde Hakem Heyeti’nin %11+ %7 maaş artışını (ülkede %30’un üzerinde enflasyon varken) yeterli görüp, imza atan siz değil miydiniz? Neden üyelerinizi Hakem Heyeti toplantısına gönderdiniz? (Türkiye Kamu Sen konfederasyonu da hak kaybına uğramamıza ortaktır. Onlar da üyelerini Hakem Heyeti toplantısına göndermiş. Alınan karara imza atarak bizlerin hak kaybına uğramamıza ortak olmuşlardır.).
Kararı neden imzaladınız? Eğer o karara o gün ortaklık etmeseydiniz, imzalamasaydınız bugün o müzakereler mecliste bütçe görüşmelerinde görüşülüyor olmayacak mıydı? Belki de o gün aldığımızın üzerinde haklar elde edecektik bütçe görüşmelerinde.
Çalışanların durumlarının iyileştirilmesi için bütçe görüşmelerinde meclise önergeler veriliyor. Bunlardan birkaçını burada yazayım:
-En düşük emekli aylığı asgari ücret düzeyine çıkarılsın.
-Emekliye verilen bayram ikramiyeleri asgari ücret düzeyinde olsun.
-Öğretmenlere eğitim öğretim yılı başında ve Öğretmenler Günü’nde birer maaş ikramiye verilsin.
-Ataması yapılmayan öğretmenlerin ataması için bütçeye ödenek konulsun.
-Okulların temizlik, güvenlik, sağlık görevlileri kadrolu olsun.
-Okullarda öğrencilere bir öğün ücretsiz sağlıklı yemek verilsin.
–Üniversite öğrencilerinin bursları bir kat artırılsın. vs…
Bu önergeler görüşmeye bile gerek görülmeden hükümet üyeleri tarafından reddediliyor
Yetkili sendika bu önergelerle ilgili ne düşünüyor? Neden sesi çıkmıyor?
İşte yukarıda saydığım durumlardan dolayı mutsuz bir yıl geçirdik bizler.
2026 yılında Filistin’deki zulüm bitecek mi? Ekonomik olarak nefes alabilecek miyiz? Mutlu olabilecek miyiz?
Bilmiyorum. Yaşarsak göreceğiz.
Tüm okurlarımızın yeni yılını kutlar.
Yine de mutluluklar dilerim.