TEŞEKKÜRLER
Av. Özlem Kanay Balyeli yazdı... Teşekkürler.
Merhaba Sevgili Okuyucu Dostlarım;
Çok uzun bir zamandır bu sayfada birlikteyiz. Aslında bütün yazıları birlikte yazdık. Anlatılanlar, senin, benim, bizim, hepimizin hikâyeleri idi.
Onların her biri kalemin mürekkebinden değil, yüreğin sevgisinden damladı. Ben anlattıkça rahatladım, siz okudukça ferahladınız. Kıymetli yorumlarınızla, yazılarımı da, bakış açılarımı da zenginleştirdiniz. Burada öğrendiklerim paha biçilmez, ama iki şey özellikle bunların özeti denilebilir.
İlki, ben ne yazarsam yazayım, okuyucunun çıkardığı fikir, çoğu zaman benimkinden, hatta birbirlerininkinden bile farklı oldu.
Buna önceleri epey şaşırıp, anlatmak istediğimi açıklamaya çalıştım. Oysa zamanla fark ettim ki, yazı benden çıktıktan sonra, okuruna aitti.
Herkes kendi duygu ve düşünceleri ile değerlendiriyor, kâh mutlu oluyor kâh seviniyor, kâh üzülüyordu. Bunun ne kadar muazzam, birleştiren, tamamlayan, bütünleyen bir güç olduğunu görünce, işte o anlarda yazmaktan gerçek bir haz duydum.
İkincisi ise samimiyetle sayfama dilimden dökülen sözler, muhakkak yerini buluyordu. İçtenlikle yazılan yapılan her şey, kalem kâğıdın sınırlarını aşarak, okurun gönlünde bir taht kuruyordu.
Şimdi ben, heybemde bu hazine gibi öğretilerimle yeni yolculuklara çıkıyorum ve bu köşedeki serüvenime bir virgül koyuyorum.
Senelerdir burada yazarken, beni destekleyenlere teşekkürlerim var elbette;
- Sevgili Eşime, bana gösterdiği sevgi ilgi güven ve en önemlisi saygı için,
- Sevgili Dergi Sahibim ve arkadaşım Filiz Eroğlu ile ekibine, bu güzel yayında bana da her zaman başköşeyi ayırdıkları için,
- (ki bu veda onlarla bir ayrılık ve bir son değil aksine yepyeni projelerle birlikte yeni başlangıçlar hayali)
- Değerli Okuyuculara, beni dışarıda, yolda bile durdurup, bir dahaki sayıyı dört gözle bekliyorum’ diyecek kadar kocaman bir kalple yazılarımı sevdikleri için,
Sonsuz teşekkürler..
Sayfamdan bağımsız olarak da aileme, iş arkadaşlarıma, aslında yaşamımın içindeki herkese, her şeye şükran duyuyorum.
Beni yaratmaya değer görüp acı tatlı bir hayat bahşeden Yaradana hamd olsun…
Jüri Özel ödülünü sona sakladım:
Dostlarıma…
Herkesle dost olunmaz derler, aslında herkesle dost olunur. Herkesin sana seni Ayna gibi gösterdiği bir yanın vardır. Herkesle dost olunur; Kimi ile dert ortağı kimi neşe kaynağına dönüşür, çoğunluğu ile de gıybet yapmayı severiz.
Farklı insanlardan farklı tatlar almak, küçük derelerin okyanuslara karışması gibi besler bizi..
Ne aile ne eş, bazen dostların yerini dolduramaz.
Hiçbir zevk, dostlarla iki lafın belini kırarken yudumladığın çayın kahvenin yerine geçemez.
O bir yudum var ya,bir psikiyatristin verdiği antidepresandan daha iyi tedavi eder seni…
Dost olabilmek mühimdir elbette, lakin Dost kalabilmek daha mühimdir…
Çünkü dosta karşı daha savunmasızsındır. Ve hiçbir yara da onların ihanet oku kadar acıtamaz.
Beni yarı yolda bırakan ve sonunda güçlenmeme neden olan tüm dostlarım ile her durumda koşulsuz yanımda olup, beni pamuklara sararak şımartan, karşılıksız ve beklentisiz seven tüm dostlarıma,
İkisine de aynı oranda tüm kalbimle teşekkür ederim.
Derler ki; bizi biz yapan yaşanmışlıklarımızdır, tecrübelerimizdir; öyleyse beni ben yapan her deneyimi sevgiyle kucaklıyor,
Bu yolculuğumdaki tüm ‘Özlem’lerime yani KENDİME teşekkür ediyorum.